Yüksekokullar
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12294/1385
Browse
Browsing Yüksekokullar by Issue Date
Now showing 1 - 20 of 38
- Results Per Page
- Sort Options
Book Book Part Book Part Article Tüketim Kültürü ve Reklamların Birey Üzerinde Doğurduğu Zayıflık Hissi(Hacettepe Üniversitesi, 2012) Cesur Kılıçaslan, Seher; Cesur, Selin; Işık, ToprakTüketim toplumu ya da tüketim kültürü olguları, özellikle 1980’li yıllardan başlayarak adından sıkça söz edilen kavramlar olmuştur. Tüketimin demokratikleştirilerek alt sınıflara açılmasıyla, bu kitlelerde ekonomik ve toplumsal konum bakımından üst konumdakilerin kimliğini kazanabilecekleri yanılsaması yaratılarak, gerçek yaşamda kendilerinden esirgenen doyumların acısının hafifletilmesi sağlanmış, böylelikle tüketim kültürü bir yaşam felsefesi haline getirilmiştir. Mutluluğu ve özgürlüğü tüketimle eşitleyen çok güçlü öyküler vardır – reklamcılık bu görüşün en başta gelen propaganda aracıdır. Reklam sanayisi, kamu bilincini, insanlık tarihinde başka hiçbir kampanyanın yapamayacağı ölçüde değiştirmiş, detaya yönelik daha fazla düşünceyi, çabayı, yaratıcılığı, zamanı ve dikkati çok büyük miktardaki metanın satışına yöneltmiştir. Reklamın kullandığı dil bir tek bireye yöneliktir ancak bir tek bireye denk düşen ve reklamın hedef kitlesini oluşturan birçok birey vardır. Toplumu dönüştürerek (hedef kitlesini) sattığı ürünün tanıtımını destekler ve egemen kültürün geleneklerinin benimsenmesini sağlar. Reklamın tüketimi arttırmaya yönelik etkisine maruz kalan birey, kendisinde ve yaşam koşullarında sürekli eksiklik hisseder; içinde bulunduğu durumla olmak istediği durum arasındaki çelişkiyi her gün yeniden yaşar. Bu ise güçsüzlük algısı doğurur.Book Part Conference Object İlköğretim Okullarında Görev Yapan Öğretmenlerin Algılarına Göre Mobbing (Bezdiri) Kavramının İncelenmesi(2013) Peker, Sevinç; Selçuk, Gülenal…Conference Object Conference Object Uzun Süreli Bakım Politikalarında Değişen Eğilimler(2013) Oğlak, SemaKüresel bir önem kazanan nüfusun hızla yaşlanması ve demografik dönüşüm, bugün ve gelecekte birçok ülkeyi üstesinden gelmekte zorlanacakları bir durumla karşı karşıya bırakacaktır. Nüfusun yaşlanmasıyla artan çoklu kronik hastalıklar ve fonksiyonel yetersizlikler, yaşlıların günlük yaşam aktivitelerini yerine getirmelerinde birçok açıdan başkalarının bakım desteğine gereksinimlerini ve bakım taleplerini artırmaktadır. Uzun süreli bakımda harcamaların artması ve bakım iş gücünde büyüyen sorunlar, mali sürdürülebilirlik açısından da ülkeleri farklı çözüm arayışlarına yönlendirmeye başlamıştır. Bu bağlamda sosyal refah politikalarını benimsemiş devletler, artan bakım harcamaları karşısında yaşlıların bakım ve gözetimine destek olacak programlarında yaşlının bakımında ailenin rolünü daha fazla destekleyecek sistemlere doğru eğilim göstermektedirler.Conference Object Questioning the Effects of Dynamics That Influence Social Awareness of the Status of Women(University Publications, 2013) Kılıçaslan Cesur, SeherTurkey has accomplished important progress with regard to gender equality legislation. However, the situation of women in Turkey remains a source of concern in three interrelated areas: violence against women, low participation in the labor market, and access to education. Sections of society that are sensitive to the subject of women’s rights will confirm that efforts to find a solution in these three problem areas need to be examined based on how efficient they have been. For this reason, it will useful to evaluate each one separately. It is certain that the three topics that we have dealt with here concerning women’s empowerment in Turkey are important. Concrete steps are being taken to develop educational opportunities for women and it can be seen from the statistics that these steps have yielded positive results over the years. However, the statistics show that positive results have not been obtained in women’s employment and work is on-going. On the other hand, the prime minister has often given speeches asking families to have large numbers of children, and initiatives that will be implemented to encourage women to have many children appear in the press. As part of this policy, regulations that will enable women to retire two years earlier for each child that they have are being planned. These regulations, rather than supporting working mothers, are aimed at distancing women from working life and convincing them only to be mothers. It is possible to foresee that these approaches will make the gap between men and women in working life even wider. As for violence against women, the third subject that we dealt with here, it is the problem that requires the most urgent solution. It is a life-threatening obstacle standing in the way of women’s empowerment. When it comes to women and honour, even writers, intellectuals and university graduates have been conditioned in ways that they are not necessarily conscious of. We have to accept that women are victims and we have to want them to be able to live in society with the same level of security as men. However, these good intentions are definitely not enough. The steps and initiatives that are taken need to be analysed to identify which goal they really serve. For progress to be made in women’s rights, in parallel with the concrete steps that are taken, society must also analyse itself.Conference Object Geleneksel Bir Gıda Olarak İlkme Yoğurdunun Mikrobiyolojik ve Kimyasal Özellikleri(Çukurova Üniversitesi, 2014) Turhan, İlkay; Kaplan, Ebru Sedef; Karahan, Aynur Gülİlkme yoğurdu Denizli’nin Acıpayam ilçesinde eskiden beri yapılan, günümüzde kolay fabrikasyon üretimi tercihleri nedeniyle unutulmaya yüz tutan geleneksel bir üründür. İlkme yoğurdu küpeç denilen toprak kaba süt, yoğurt (maya olarak) ve tuz karışımının ilave edilmesi, ham yoğurdun oluşumunun ardından kap içine 2-3 günde bir süt eklenmesi, altta oluşan suyun atılması ve bu yapının bir ay boyunca güneşte mayalanmasıyla üretilen zahmetli fakat bir o kadar da sağlıklı ve lezzetli bir gıdadır. Bir aylık olgunlaşma süreci sonunda yoğurt yenecek tat ve kıvama ulaşır. Bu çalışmada belirtilen şekilde ev koşullarında üretilen ilkme yoğurtlarının (3 adet) mikrobiyolojik ve kimyasal analizleri yapılarak kalite kriterleri araştırılmıştır. Örneklerde ortalama olarak toplam mezofilik aerop bakteri 2,74 ile 4,58 log kob /g, Lactococcus sp. 2,89 ile 8,05 log kob/g, Lactobacillus sp 3,16 ile 7.98 log kob/g, maya- küf 2,32 ile 7,75 log kob/g, koliform grubu 2,51 ile 7,24 log kob/g olmak üzere oldukça geniş bir aralıkta değiştiği tespit edilmiştir. Kimyasal olarak asitlik, yağ, kuru madde, kül, protein ve tuz tayinleri gerçekleştirilmiştir. Geleneksel bir ürün olarak ilkme yoğurdunun kimyasal ve mikrobiyolojik açıdan standart yoğurt özelliklerinden oldukça farklı kriterlerde olması, endüstride ve geleneksel olarak üretilen süt ürünlerinden oldukça farklı bir üretim metoduna sahip olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir.Conference Object Presence of salmonella spp., listeria monocytogenes, escherichia coli O157 and Nitrate-Nitrite Residue Levels in Turkish Traditional Fermented Meat Products (soudjouck and pastrami)(2015) Şakar, Fitnat Şule; Büyükünal, Serkan Kemal; Erginbaş, Çınar; Yılmaz Eker, Funda; Kahraman, TolgaThe present study was conducted to investigate the incidence of Salmonella spp., Listeria monocytogenes and Escherichia coli O157 and nitrate-nitrite contents in 132 soudjouck and 66 pastrami samples collected from producers and retailers in Istanbul, Adapazari, Afyon and Kayseri. Salmonella spp. and L. monocytogenes were detected 2.52% and 2.02% in all samples, respectively. All samples were negative for Escherichia coli O157. The nitrate level of soudjouck and pastrami samples were found was in the acceptable range. Only, 5 of soudjouck samples exceeded the nitrite limit value. The results indicate that meat products may be contaminated with pathogens and nitrosamines can be present in meat products. Furthermore, the essential precautions should be taken to apply sanitation procedure and improve the quality of production technology.Article Microbiological Quality of Fresh Vegetables and Fruits Collected from Supermarkets in Istanbul, Turkey(Science Publishing Group, 2015) Büyükünal, Serkan Kemal; Issa, Ghassan; Aksu, Filiz; Vural, AydınTwo hundred sixty one samples, collected from supermarkets in Istanbul, Turkey. All samples were analysed for aerobic mesophilic bacterial counts (AMC), aerobic psychrotrophic bacterial counts (APC), enumeration of yeasts and moulds (YM), coliforms, Escherichia coli and detection of Escherichia coli O157:H7, Salmonella spp., Listeria monocytogenes, thermotolerant Campylobacter spp. AMC ranged from 2.95 to 3.75 log10 CFU/g. APC ranged from 0 to 3.55 log10 CFU/g. The highest counts of coliforms were found in carrot, spinach, green leaf lettuce, cos lettuce and iceberg lettuce. The highest counts of YM were found in tomato, spinach, green leaf lettuce, cos lettuce and iceberg lettuce. Green leaf lettuces, cos lettuces, iceberg lettuces, spinach and carrot were highly contaminated with aerobic mesophilic (3.6 log10 CFU/g), psychrotrophic microorganisms (3.4 log10 CFU/g), and showed a high incidence of E.coli (41.77% of samples). Of the samples analysed, 10 (3.83%) were Salmonella spp positive and 17 (6.51%) were thermotolerant Campylobacter spp. positive. None of the samples was positive for Escherichia coli O157:H7 and Listeria monocytogenes. Fresh vegetables and fruits, sold in Istanbul, Turkey, are needed to control foodborne pathogens especially Salmonellosis and Campylobacteriosis.Conference Object Chemical and Microbiological Properties of Yoghurt Sold in Marmara Region in Turkey(2015) Büyükünal, Serkan Kemal; Turhan, İlkay; Kahraman, Tolga…Conference Object Antimicrobial Effects of Curcumin on Minced Meat Contaminated with Foodborne Pathogens(2015) Sandıkçı Altunatmaz, Sema; Yılmaz Aksu, Filiz; Issa, Ghassan; Başaran Kahraman, Beren; Dülger Altıner, Dilek; Büyükünal, Serkan KemalCurcuminhas antimicrobial and anticancer, antioxidant, antiseptic properties and natural colorant, in addition to this there are many studies carry on due to its antimicrobial effect recently it has been used in food. In this study, antimicrobial effect of curcumin were determined for activity against foodborne pathogenic microorganisms in minced meat. Curcumin (Sigma C7727) was obtain from Sigma-Aldrich Chemicals. Fresh minced meat and foodborne pathogens (S. aureus and L.monocytogenes, E.coli O157:H7 and S.Typhimurium) were used. Statistical Analysis JMP software version 6.0.0 was used to perform the statistical analyses. When signifi cant differences were found, the Least Signifi cant Difference test was used to determine the differences among means. Determinations of the minimum inhibitory concentration (MIC) of foodborne pathogenswere determined by broth macrodilution using two-fold serial dilutions.Minced meat immediately analysed for foodborne pathogens and was stored under cold (-180 C). Minced meat was divided in to fi ve portions (control andwith bacteria group). Prior to minced meat inoculation with pathogen (104 cfu/g and the addition of curcumin (0.5%, 1%, 2%), wereanalysed throughout0-7th days. The curcumin MIC values were found125 µg/mL, againstL. monocytogenes and S. aureus, 250µg/mLagainst SalmonellaTyphimurium and E. coli O157:H7. Results ofthe antibacterial activity of curcumin at 0.5%, 1%, 2% levels in minced meat showed that use of curcumin at 2% reduced the L.monocytogenes, S.aureuscount approximately 3 log cfu/g and E.coli O157:H7, S. Typhimurium count approximately 2 log cfu/g; use of curcumin at 1% dosage reduced the L.monocytogenes, S.aureus, E.coli O157:H7, andS.Typhimurium count approximately 2 log cfu/g; use of curcumin at 0.5% dosage reduced the L.monocytogenes, S.aureus count approximately 2 log cfu/g and E.coli O157:H7, S. Typhimurium count approximately 1 log cfu/g after 7 days.These changes in the number of bacteria was found to be statistically signifi cant (p?0.05).Conference Object Occurrence of Aflatoxin B1, Total Aflatoxin and Ochratoxin A in Bulgur Commercialized in Turkey(2015) Turhan, İlkay; Büyükünal, Serkan Kemal; Şakar, Fitnat ŞuleMycotoxins are important fungal toxic secondary metabolites with regards to food safety. They are formed during cereal growth or in post-harvest storage and they may not be completely removed during food processing operations. Mycotoxins have carcinogenic, mutagenic, teratogenic, toxicological effects on humans and animals. In this study, totally 113 bulgur samples were investigated for the levels of afl atoxin B1 (AFB1), total afl atoxin (AF Total) and ochratoxin A (OTA) by ELISA technique. AFB1 levels were between 0-1 ppb in 61 samples (53.98 %), between 1.001-1.999 ppb in 52 samples (46.02 %). AF Total levels were between 0-1 ppb in 20 samples (17.70 %), between 1.001-1.999 ppb in 46 samples (40.71 %), between 2-2.999 ppb in 39 samples (34.51 %) and between 3-3.999 ppb in 8 samples (7.08 %). OTA levels were between 0-1 ppb in 69 samples (61.06 %), between 1.001-1.999 ppb in 35 samples (30.98%), between 2-2.999 ppb in 6 samples (5.31 %) and above 3 ppb in 3 samples (2.65 %). These three bulgur samples were contaminated at levels above the legal limit (max 3 ppb) for ochratoxin.Article Kadına Şiddet Konusunda Bir Değerlendirme: “Lütfen Beni İstismar Etme”(İstanbul Arel Üniversitesi, 2016) Akın, Arın Meriç; Akın, NüketKadına yönelik şiddet pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de yaşanmaktadır. Ne yazık ki her geçen gün kadınların şiddete maruz kaldığı görülmektedir. Ülkemizde kadın istismarını ve bu konuda gerek Devletin gerekse özel kurumların çalışmalarını inceleyerek konu ile ilgili ayrıntılara daha derinden bakmak amacı ile bu araştırma yapılmıştır. Kadın cinayetlerine ilişkin istatistiki değerlere bakıldığında; yıllar itibariyle gittikçe artış gösterdiği, 2015 yılının ilk yarısında ise bu oranların önceki birçok yılı geride bıraktığı görülmektedir. “Kadına şiddet”, ‘’toplumsal cinsiyet eşitliği’ farkındalığını yaratmak isteyen, devlet kuruluşlarının yanı sıra kar amacı gütmeyen özel kuruluşlarda bulunmaktadır. 2009 yılının Mart ayından beri hizmet vermekte ve kadına şiddet karşısındaki savaşını Türkiye Avrupa Komisyonu desteği ile yürütmekte olan Mor Çatı, Kadın Dayanışma Vakfı, Kamer Kuruluşu bu organizasyonların bazılarındandır.Çalışma Ankara İli Kadın Dayanışma Vakfı’nda yapılmıştır. Çalışma ile ilgili veriler röportaj tekniği kullanılarak toplanmış ve Kadın Dayanışma Vakfı’nda görev yapan iki uzman ile birebir görüşme yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma, kadına yönelik istismar ile ilgili devlet ve özel kurumların çalışmaları ile desteklenmiştir.Araştırmanın sonucunda; Kadına şiddeti engelleme konusunda eğitimin önemli olduğu ve eğitimcilere, sosyal medyaya büyük görevler düştüğü tespit edilmiştir.Article Amiloidoz Gelişen bir Juvenil Artrit ve Ailevi Akdeniz Ateşi Olgusu: Olgu Sunumu(İstanbul Arel Üniversitesi, 2016) Elik, Hüseyin; Erçalık, Cem; Yılmaz, Figen; Öncü, Jülide; Durlanık, Gülgün; Doğu, Beril; Erçalık, Tülay; Üşen, Ahmet; Kuran, BanuAA amiloidoz, kronik inflamatuar hastalıklardaki amiloidoz türüdür. Günümüzde en sık nedeni romatizmal hastalıklardır. Amiloidoz, Romatoid artritte (RA) % 3-6, Ailevi Akdeniz Ateşinde (AAA) % 11- 3, İnflamatuar Barsak Hastalığında %1-3 oranında saptanmıştır. Burada AAA ve Juvenil İdiopatik Artrit (JİA) olan amiloidozlu bir olgunun tedavisi güncel literatür eşliğinde tartışılmıştır.Conference Object İstanbul'da Satışa Sunulan Bazı Ekmek Çeşitlerinin Mikrobiyolojik ve Kimyasal Özellikleri(Trakya Üniversitesi, 2016) Büyükünal, Serkan Kemal…Book Part Article Türkiye’de Yaşlı Bakım Kurumlarına Dair Bir Değerlendirme(İstanbul Arel Üniversitesi, 2016) Yalılı, Ayşe; Dönmez, Çiğdem Fulya; Kaptan, GültenYaşlanma kavramsal olarak düşünülmedikçe anlaşılması güç bir kavram olup, intrauterin hayatla başlayıp ve ölümle sona ermektedir. Gün geçtikçe artmakta olan yaşlı nüfusta, yaşla birlikte bireyin psikolojik ve fizyolojik yetilerinin azalması, kronik rahatsızlıkların artması gibi birçok sorunda yaşanmaktadır. Bakım gereksinimi olan 65 yaş üstü bireyler kurumlarda ya da evlerde yaşamlarını sürdürmektedirler. Sürdürülen bu yaşamın aktif yaşlanmayı destekleyen yapıda olması önemlidir. Artan yaşlı nüfus ve bu nüfusun bakım gereksinimlerine karşın Türkiye de bu gereksinimi karşılayacak, yaşlıya hizmet kurumları ile yaşlı sağlığı, bakımı, tedavisi ve rehabilitasyonu alanlarında yetişmiş profesyonellerin sayısı çok yetersizdir. Bu derleme yaşlı bakım kurumlarının günümüzdeki durumu hakkında bir değerlendirme ortaya koymak amacıyla yapılmıştır.

