Rektörlüğe Bağlı Birimler
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12294/1400
Browse
Browsing Rektörlüğe Bağlı Birimler by Issue Date
Now showing 1 - 20 of 158
- Results Per Page
- Sort Options
Article Büyümüş de küçülmüşler : bir reklam çözümlemesi “Pınar sosis”(İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2011) Kırlar Barokas, SafiyeEğlendiren eğlendirirken de bilgilendiren televizyon 20. yüzyıldan bu yana birçok olumlu ve olumsuz etkileriyle yaşamın bir parçası durumundadır. Böylesi etkili bir teknolojinin yuvaların içine girdiği ve eğlence programlarından reklamlara kadar tüm programların insanların yaşamlarını etkilediği bir gerçektir. Bu etkilerin olumsuz yönlerinin en aza indirgenmesi için de televizyonun tüm programlarını denetleme amacıyla üst kurullar kurulmuştur. Üst kurulların tüm kanalların tüm programlarını denetlemeleri ne yazık ki olası değildir. Ancak, yetişkinleri ve çocukları televizyonun istenmeyen olumsuz etkilerinden uzaklaştırmanın yollarından en önemlilerinden biri, belki de en başında geleni bilinçli izleyici kitlesi yaratmakla olasıdır. Özellikle televizyonun çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimleri üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmek için ailelere önemli görevler düşmektedir. İletişim mecraları içinde özellikle televizyon, çocukların ilgi alanının içinde yer alırken, televizyon reklamları; rengiyle, sesiyle ve hareketliliğiyle çocukların ilgisini en uç noktalara taşır. Ancak reklamları izleyen çocuklar reklamların olumsuz etkilerine hedef olabilirler. Çocuklar reklamlardan, reklamı izleyen ve reklam filminde oynayan çocuk olarak iki türlü etkilenmektedir. Çalışmada üzerinde özellikle durulması gereken konu, reklamı izleyen çocuklar ve reklamların olumsuz etkilerinin neler olduğudur. Bu bağlamda yapılacak çalışmada, çocuk ürününü sunan ve çocuk oyuncuları kullanan reklam filmleri içinden seçilen ve 2007 yılında gösterime giren “pınar sosis” reklamlarından iki reklam filmi incelenecektir. Reklam filmlerinin konusu, çocukların büyüklerine öykünüp aynı onlar gibi davranmalarını içerir. Bu bağlamda seçilen reklam filmi gösterge bilimsel çözümleme yöntemiyle incelenecektir. Çözümlemenin amacı, izlenen reklam filminin çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerinin ortaya çıkarılmasıdır. Bu etkiler konuyla ilgili bazı kuramlarla desteklenecektir.Article The Effect of Urban Landscapes as Backround Images on Perception(İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2012) Ildırar, SerminA previous study shows that background images have an effect on viewer’s perception interpreting the emotion displayed by the face presented front. (Shimada et. al, 2007) Whilst such study uses lightening and flower garden scenes as background images, the present study will use urban and rural landscapes instead. To this aim eight photos were taken, which display each time one person with an expressionless face front. The background images were alternately skyscrapers, highway, a house with a garden and a forested earth road. The photos were showed to the participants (n:60) who were divided into two groups according to the places they have grown in (urban/rural) and they were asked to tell about the emotions of the person presented. The results agree with the previous studies revealing that the background image has an effect on interpreting the emotion of the person displayed on the foreground. People displayed in front of the skyscrapers were interpreted as happy and joyful by both groups, however forested background led the participants grew up in an urban environment to interpret the emotion of the people depicted front as fear, whilst the same expressionless face were interpreted as “sad” by the participants from rural areas.Article Atatürk'ün Çocukları(İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2012) Çağlayan, İnciAtatürk’ün Devletin kurulma aşamasında ve öncesinde en çok önem verdiği konulardan biri de “çocuklar ” olmuştur. Çünkü; bu günün küçüklerini yarının büyükleri, ülkenin geleceği ve teminatı olarak görmüştür. Çocuklara ve gençlere verdiği önemin göstergesi; “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” ve ”19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı” olmaktadır. Dünya liderleri arasında Çocuklara bayram armağan eden tek liderdir. Atatürk’ün çocuklara verdiği önem, edindiği manevi çocuklarında da görülmektedir. Bu davranışıyla halkına örnek olmaya çalışmıştır. Manevi evlatlarını kendi öz çocukları gibi korumuş eğitimlerine önem vermiş, ülkeye yararlı bireyler olmalarını sağlamıştır. Atatürk’ün çocuklarla kurduğu iletişimin ne denli büyük olduğu çocuklarla kurduğu etkili iletişimden anlaşılmaktadır. Çalışmamızda; Atatürk, çocuklar üzerinde her zaman etkin ve etkili bir iletişim kurmuştur. Bu bağlamda, Atatürk’ün manevi kızı Ülkü arasındaki iletişimi, fotoğraflar üzerinden Göstergebilimsel Çözümleme Yöntemi kullanılarak incelenerek, Atatürk’ün çocuklar üzerinde ne denli etkin ve etkili bir iletişim kurmuş olduğunun ortaya çıkartılması amaçlanmaktadır.Article (İletişim Özgürlüğünün Bir Ölçütü Olarak) Gazetecinin İş Güvencesi(İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2012) Çakır, Mustafa; Çakır Berzah, MeralBasın özgürlüğü ile gazetecinin özgürlüğü birbirinden farklı kavramlardır. Ancak genellikle basın özgürlüğü gazetecinin de özgürlüğü olarak anlaşılır. Kurum olarak medyaya sağlanan ya da sağlanması gereken özgürlükler ve ayrıcalıklarla ilgili uygulamalar ve tartışmaların kuruma mevcut gücü kazandıran içeriği üreten “bağımlı çalışanı” da kapsadığı sanılır. Oysa yalnızca bir “bağımlı çalışan” olarak gazetecinin kendi işvereni karşısındaki konumu irdelendiğinde bile basın özgürlüğünün aslında gazetecinin özgürlüğü olmadığı apaçık ortaya çıkar. Bu çalışmada Türkiye’de gazetecinin iş güvencesi ile ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde gazetecinin gerçekte özgür olup olmadığı ya da özgürlüğünün sınırları irdelenmektedir.Article The Appearance of the Concept of Environment in the Movie Avatar(İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2012) Kalay, Ayşe M.While the movie Planet of the Apes directed by Franklin Schaffner tells about the somehow end of the human civilization and a distant future where the civilization of apes dominates, the movie The Matrix describes a habitable but a virtually unproblematic environment which has been destroyed by the man-made machines. The movie Avatar directed by James Cameron, which has been selected as the topic of the study, is set in a period of time in which the world is threatened with environmental destruction and the humanity is in search of restructuring to be able to continue their existence. The movie Avatar, the topic of the study, has been selected since it is a movie that has technical innovations and conveys intensive messages about environment. The purpose of the study is to present and analyze the elements related to the environment in the movie Avatar. For this purpose, a content analysis of the movie will be carried out and responses to the following questions will be sought; What kind of approach is used in the movies made about environment or environmental disasters? What are the similarities or differences of the movie Avatar with the other mentioned movies?Article Haberde "Şey"leşen Bilim(İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2012) Yücebaş, Mesut; Yücebaş, SemirayBu çalışma, bilimin haberleştirilme süreçlerine odaklanarak, gündelik yaşamımızda önemli bir yeri olan İnternet haberlerindeki bilim imgesini analiz etmektedir. Bilimin haberleştirilirken bilim ve teknoloji hakkındaki kabullerimizin belirleyici olduğunu söylemek mümkündür. Bu nedenle, çalışmamızda bilim-ideoloji veya bilim ve toplumsallık arasındaki ilişkiler temel sorunsalımızı oluşturmaktadır.Article Ataerkil ve Anaerkil Toplumun Tarihsel Savaşımının "Avatar" Filmi Bağlamında İncelenmesi(İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2012) Kaya Erdem, Burcu; Baydaş Sayılgan, ÖzgeTarih boyunca, insanın toplumsal gelişimi incelendiğinde, belki de en çarpıcı gerçek, toplumların da, aynı insanın kendi biyolojik varlığında olduğu gibi, cinsiyetleri olduğu gerçeğidir. Ve bugün yaşadığımız çağın üretim araç, biçim ve ilişkileri bağlamında modern insanın ait olduğu toplumsal yapı ise, ataerkil toplum yapısının ileri bir modeli olarak durmaktadır. Ataerkil toplumun en önemli özelliklerinden biri de doğanın, kutsallığını çoktan kaybetmiş ve artı değer uğruna geri dönüşümsüz sömürülebilecek bir kaynak haline gelmiş olmasıdır. 2010 yılında beyaz perdede yerini alan Avatar filminde de, kapitalist, yayılmacı ataerkil toplum sistemi ile doğanın kucağında, doğa ana ile kurdukları ilişkiler ile düzenlenmiş anaerkil toplum yapısındaki bir klan arasındaki savaş konu edilmiştir. İlgili filmde, anaerkil toplumun ataerkil saldırıya yanıt verme yolu ve biçimi; kapitalist toplumun yayılmacı ve saldırgan doğasıyla uyumlu biçimde, “eski ve sakat bir Amerikan askeri”nin onları örgütlemesi, silahlandırması ve onlara liderlik etmesi ile; çözümün ataerkil yöntem ve biçimlerle sağlandığı bir yapı ortaya konulmuştur. Bu bağlamda, ilgili film üzerinden ataerkil ve anaerkil toplumun tarihsel savaşını sorunsallaştıran çalışmamızın amacı; doğalarını ve yaşamlarını korumak için direnmek zorunda olan anaerkil toplum ve onları ehlileştirmek isteyen, ataerkil- kapitalist toplumun direnç biçimlerini açımlayarak; yaşadığımız çağın üretim araç, biçim ve ilişkilerinin ait olduğu ataerkil toplum yapısını sorgulamak ve sinema gibi medyaların, ilgili yapıdaki rolünü ortaya koymaktır.Article Motivations for Attendance at Community Festivals(İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2012) Dikmen, FerihaThe aim of this study is to investigate the factors that that motivate people to attend community festivals. It is important to come up with the different factors that drive people to attend. In this way, the organisers would plan ahead to target more people to attend by fulfilling their needs and demands, sometimes through customization, in order not only to satisfy but delight them because delighted people are more likely to attend in the following years finally becoming loyal visitors of such festivals. In this research, Streatham festival was used as a case study and primary research was conducted by means of a survey of 100 visitors to the festival. The results were analysed using the Factor Analysis, ANOVA and t- tests. Four most important components were derived from the Factor Analysis which are: family togetherness, relaxation, curiosity, and exploration. The relaxation factor was the most significant. In addition, statistical tests conducted confirmed the reliability of the study. Also, there were no demographic factors playing any vital role on attendees.Article Armağan Ekonomisi ve Medya Kurbanları(İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2012) Morva, OyaBu çalışma, medya kuruluşlarının izlenirlilik uğruna bireyleri nasıl fiziksel ya da duygusal şiddete maruz bıraktığı ve hatta kimi zaman hayatlarını kaybetmelerine yol açtığı konusuna ışık tutmaktadır. Çalışmada, günümüz piyasa ekonomisinin tersi bir ekonomi sistemi olarak armağan ekonomisinin ilkeleri ele alınmakta, piyasa ekonomisi ile benzerlik ve ayrılıkları ortaya konmaktadır. İnsanoğlunun armağan değiş tokuşunun taraflarından biri olarak Tanrı’ya sunduğu armağan bağlamında kurban kavramına değinildikten sonra medyanın izlenirlilik uğruna kurban ettiği bireyler üzerinden bir çözümlemeye gidilmektedir. Çalışma, piyasa ekonomisi kurallarına uygun bir biçimde, kar odaklı olarak yapılanan medya kurumlarının, bu amaç doğrultusunda bireylere verebildiği zararı gözler önüne sermeyi amaçlamaktadır.Article “Bir Kız Hakkında” Fotoğraf Gazeteciliği Olarak Moda Fotoğrafçılığı(İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2012) Hartley, John; Şenel, Selvi; Rennie, ElieCorinne’nin arkadaşı Rose Corinne’nin Londradaki dairesindeki eski bir kanepeye uzanmıştı. Rose’un etrafındaki bira ile kaplanmış halının üzerinde birkaç kupa, bir kültablası ve bir telefon kablosu vardı. Bu fotoğraf Corinne Day’in henüz işsiz olduğu ve her gece parti yaptığı günlerden kalmaydı. Onun kasvetli fakat içten fotoğrafçılığı adı Kate Moss olan ünsüz genç modelin “kirli gerçeklik” veya “grunge” olarak bilinen görsel stili yarattığı The Face ve Vogue gibi magazinlerin moda sayfalarında ünlendi. Tanımladığı gibi; “Burada bizim yaşam seviyemizden çok uzak olan parlak magazin dergileriyle çevrelenmiş olarak bir çöplüğün içinde yaşıyor ve kiramızı ödemeye çalışıyorduk… Moda dergileri çok uzun zamandır seks ve sahte bir cazibe satıyorlardı. Ben bu fantezi dünyasına biraz gerçeklik getirmek istedim” (Cotton, 2000). İngiliz fotoğrafçı Corinne Day’in işlerine yoğunlaşırsak, bu makale Fotoğraf gazeteciliği ve moda arasındaki ortak yüzeyi araştırmaktadır. Day’in fotoğrafları günümüzün yaşamını anlatan belgelerdir fakat moda sayfalarına yönlendirilmişlerdir. Görünen amacının ötesinde, Vogue gibi dergilerdeki çağdaş moda fotoğrafları belgesel geleneğindeki fotoğraf gazeteciliğinin amaçlarının bir uzantısı ve devamı olarak görülebilir. Bunun yanında, sanat ve estetik üzerindeki baskı fotoğraf gazeteciliğinin hakimiyetinden beri Picture Post’un aynı sınırın diğer tarafa itildiğini belirtmesi ile de görülmüştür. Bu makale bu nedenle uzun zamandır dikkatlice ayrılan estetik, söylemsel ve kurumsal karşıtlıklar arasındaki yakınsamaların izini sürmektedir: “gerçeklik” ve “fantezi” dünyaları; ulusal kimlik ve sanat; gazetecilik ve moda.Article Game Shows as Ritualization in Spectacle Society: The Case of "Var mısın Yok musun?"(İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2012) Umul, PınarThis study aims to shed light on the media perception of Turkish audience through the case of “Var mısın Yok musun”. The game show has become one of the biggest phenomena in recent years, differentiating itself from other shows in the same genre. The program is an adaptation from a format that has been watched with great interest abroad and while it was broadcasted for two years in Turkey, it got high ratings and became a program that has been watched and talked about. The main concerns for the article revolve around examining the reasons behind the popularity of “Var mısın Yok musun”. Do the viewers of “Var mısın Yok musun” see the program as a spectacle or are they gathering around the community created by the program? Was this program only watched for entertainment purposes and as an escape from the problems of everyday life? What is the significance of cooperation and ritualization within the program? In this study, how “Var mısın Yok musun” generates a ‘spectacle’ will be analyzed with an ethnomethodological perspective and attempts to reveal how the audience perceives around these situations/rituals/emotions will be made.Article Fahrenheit 9/11 Belgeselinin İletişimsel Eylem Kuramı ve 5 Basamaklı Etik Çözümleme Modeline Göre Analizi(İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2012) Serttaş Ertike, AybikeEtik kavramı ve Habermas’ın iletişimsel eylem kuramından yola çıkarak Fahrenheit 9/11 belgeselinin analiz edildiği çalışmanın birinci bölümünde etik ve ahlak kavramları tanımlanarak, aralarındaki farklar ortaya konmuş; etikle ilgili çeşitli yaklaşımlara değinilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde, Habermas’ın, “simgelerle sağlanan bir etkileşim” olarak tanımladığı iletişimsel eylem kuramı incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde çalışma boyunca incelenen kavramlar çerçevesinde Fahrenheit 9/11 belgeseli ayrıntılı olarak analiz edilmiştir. Habermas’ın iletişimsel eylem kuramı, korku çekiciliği, simgesel şiddet, 5 basamaklı etik çözümleme modeliyle analiz, televizyonda dramatikleştirme; bu bölümde kullanılan başlıklardır.Article Broadcasting a Festivity without Offending the Other(İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2012) Tekinalp, ŞerminThis paper deals with how Turkish commercial channels serve wholeheartedly the demands of political and military officials on issues involving national sentiments. Nevruz Bayramı, (a folk festivity) which was initiated before the arrest of PKK leader Abdullah Öcalan in 1999 as a symbol to both reinforce Kurdish identity and challenge Turkish national unity, was originally anathema to Turkish authorities. Now the media have thrown their weight behind the official campaign to transform the concept of Nevruz, providing full coverage to the newly-evolved Nevruz, a pseudo-event staged for public consumption. This paper hopes to shed some light on the media-state partnership in creating the new concept of Nevruz, now a government symbol of nationality, examining the reasons the media so thoroughly cooperated with authorities in constructing a new reality around Nevruz, how they in so doing served their own interests and preserved their economic monopolyConference Object Sosyal Paylaşımın Tecimselleştirilmesi Bağlamında Internet Reklamcılığı: Ekşi Sözlük Örneği(İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2013) Narin, Bilge; Susar Özdil, A. FilizGünümüzde enformasyon ve iletişim teknolojileri halkla ilişkiler ve reklamcılık pratiklerinin yöneliminde dönüşüme neden olmakta, internet reklamcılığı giderek ivme kazanmaktadır. Gerçek ilişkilerin yerini alan öznelerarası düşünce paylaşım alanları ya da alternatif kamusal alanlar olarak müjdelenen internet forum/tanım siteleri de kâr amacının dışında artık birer varlık alanı olarak yer bulamamaktadır.Bu araştırmada,kültürel çalışmalar alanının disiplinlerarası doğasına uygun bir biçimde, hem halkla ilişkiler ve reklamcılık faaliyetlerinin internete kayan yapısal dönüşümüne hem de insan odaklı değil, kâr odaklı bir anlayışla işleyen bir forum/tanım platformunun kamusal alanın günümüzdeki taşıyıcısı olma olasılığına ilişkin sorgulama yapılacaktır. Günümüzün yeni tüketici tipi radyo, televizyon, gazete ve benzeri geleneksel reklam mecraları yerine kendi gereksinimlerine anında yanıt bulabileceği internet gibi yeni mecralara yönelmektedir. Pazarlama ve kurumsal iletişim açısından online platformlar giderek kurumların daha fazla kullanmaya-yararlanmaya başladığı alanlar olmuştur. Bu çalışmada,Türkiye’de otuz binden fazla sanal kimliğin eğlence ve bilgi paylaşımında bulunduğu, popüler bir interaktif oluşum olarak niteleyebileceğimiz www.eksisozluk.com internet sitesinde yer alan reklamlar araştırma nesnesi olarak kabul edilmiştir. Platforma reklam veren markaların sektörel dağılımı saptanarak; sınıf, etnik köken ve cinsiyet farkı gözetmeyen yazar alım süreci nedeniyle kapsayıcı bir görünüm arz eden sitenin, pazar dinamikleri tarafından kuşatılan alternatiflik potansiyeli tartışmaya açılmıştır.Article Küresel Sermaye - Devlet Ortaklığının Karşısında Enformasyona Erişim: Yeni Bağımlılık Düzenine Doğru(İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2013) Şener, Gülüm1970’li yıllarda ABD’de ortaya çıkan enformasyon toplumu söylemi ve yeni enformasyon ve iletişim araçları, küreselleşen kapitalizmin merkezinde yer almakta ve bu teknolojilerin gelişimi ve yayılması, dünyada Batılı kapitalist ülkelerin öncülüğünde gerçekleşmektedir. Enformasyon toplumu politikaları; küresel kapitalizmin bilişim pazarlarının yeniden şekillenmesini ve gelişmekte olan ülkelerin yeni ekonomiye dahil edilmesi için gerekli teknoloji transferinin gerçekleşmesini kolaylaştırmaktadır. Bu çalışma, enformasyon pazarının ve politikalarının neoliberalizmin etkisiyle ABD ve Avrupa Birliği merkezli şekillendiği Türkiye’de uygulanan enformasyon toplumu politikalarını teknoloji aktarımı çerçevesinde değerlendirmeyi amaçlamaktadır.Article Gündelik Hayatın Bir Alanı Olarak Moda Aracılığıyla Kültürün Yeniden İnşası(İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2013) Yağlı, SonerGündelik hayatın biçimlenmesinde, benimsenmesinde ve inşasında moda önemli bir kavram ve alan olarak etkisini giderek arttırmaktadır. Sosyo-ekonomik ve siyasal ortamdan etkilenen moda aynı zamanda kültürün önemli bir biçimlendiricisi ve inşa edicisi konumuna evrilmiştir. Özellikle tekstil ve giyim-kuşam üzerinden ciddi bir kimlik algısı oluşmaya başlamıştır. Kitle kültürünün inşasında ve kitlenin gündelik hayat içerisinde belirli davranış ve tutumlarının inşasında (giyim-kuşam, yeme içme, sözler) moda, rıza yoluyla hegemonik bir ilişki kurmaktadır. Toplumsal statünün bir göstergesi ve belirleyicisi olan moda aynı zamanda bireysel hazzın tatminine yönelik de bir mecradır. Modanın bireyleri etkileyen büyülü evreni ve söylemi bireylerin hegemonik bir ilişki içinde kendi rızalarını üreterek kültürün içinde kendilerinden beklenilen refleksleri vermelerine neden olur. Moda, genel yaklaşımlar bağlamında kültür endüstrisi içerisinde bireylerde tüketici kimliklerin oluşturulmasında ve tüketim ideolojisinin üretimi açısından etkili olduğu kadar toplumsal cinsiyet rollerinin yerleşikleşmesinde de son derece işlevsel rol üstlenmektedir. Çalışma konusunun ana kavramı olan moda olgusu toplumsal, siyasal, ekonomik, kültürel ve teknolojik süreçlerdeki değişimlerle birlikte, bu değişimlerden etkilenen ve bu değişimleri etkileyen bağlamlara göre biçimlenmektedir. Ancak bu süreçlerin her birinin sorgulanması çalışmanın fiziksel mekânının sınırlılıklarından dolayı zor olduğundan hareketle, bu çalışma içerisinde bunu aşmak için sadece çalışma bağlamında bir tartışma geliştirilecek ve burada detaylı bir biçimde yer veril(e)meyen bazı görüşler bir önkabul içerisinde ele alınacaktır. Çalışma konusu bağlamında, modadan kastedilen de ağırlıklı olarak giyim dünyasıdır. Moda kavramını gündelik hayat, kültür, ideoloji ve kültür endüstrisi üzerinden sorgulamaya açarak ele alan bu çalışma; hegemonik bir güç olarak modanın gündelik hayat kültürünü nasıl biçimlendirdiğini ortaya koymayı amaçlamaktadır.Article Training Function of Media: a Research About University Radios in Turkey(İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2013) Şişman, Başak; Yurttaş Uluğ, ÖzgeToday, radios which began gradually to lose importance, one of the most important function is public service broadcasting. Public broadcasting, public service point of view, one of the most important elements is education. The purpose of the study, university radios in Turkey, as a result of the investigations in accordance with program content, radios adequately perform the function of the implementations of education will be put forward.Article Godard ve Karşı Sinema(İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2013) Gürkan, Hasan; Wollen, PeterGittikçe daha radikalleşen Godard, değerleri ortodoks sinemanınkilere karşı ağırlık sağlayan bir karşı-sinema geliştirdi. Ben basitçe bu karşı-sinemanın ana özellikleri hakkında bazı notlar yazmak istiyorum. Yaklaşımım, eski sinemanın, Godard'ın deyimiyle Hollywood-Mosfilm'in değerlerinden yedisini alıp, onları (devrimsel, materyalist) emsalleri ve zıtlarıyla karşılaştırmak. Bir anlamda, sinemanın yedi ölümcül günahına karşı yedi ana erdemi.Article Les Journaux Traditionnels En Ligne: Un Nouvel Espace Public Pour Les Lecteurs(İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2013) Engindeniz Şahan, İdilL’objectif de notre communiqué est de répondre à la question suivante: Est-ce que la partie consacrée aux lecteurs des journaux nationaux sur leurs sites Internet peut être considérée comme un nouvel espace public? Pour répondre à cette question il nous faut d’abord de définir les particularités de l’espace public. Apres avoir défini l’espace public Habermasien nous allons traiter les critiques faites envers Habermas et les « autres » définitions d’espace public. Ensuite, nous allons examiner l’apparition et l’évolution de l’espace public de l’Empire ottoman jusqu'à la Turquie actuelle. La partie suivante sera consacrée à l’Internet en liaison avec l’espace public. Dans notre étude de cas, nous allons analyser les commentaires faits dans différents journaux, aux articles sur l’acceptation du dossier de clôture du parti politique au pouvoir en Turquie, AKP, Parti pour la justice et pour le développement. Ensuite nous allons analyser les résultats d’un enquête mené auprès de 34 lecteurs / commentateurs.Article Spor Haberleri Örneğinde Yazılı Basında Duygusal Zeka Sunumu(İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi, 2013) Oğuzhan Börekçi, Ülkü Ayşe21. yüzyılda insanların sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel gelişmeler hakkındaki en önemli enformasyon kaynağı medyadır. Medyanın toplumu eğitme, eğlendirme, bilgilendirme ve kamuoyu oluşturma gibi işlevleri bulunmaktadır. Bununla birlikte medya, söz konusu işlevlerini yerine getirirken toplumu yönlendirebilmektedir.Yukarıdaki işlevleriyle dikkat çeken medyanın, toplumsal hayatta oldukça önemli bir yeri bulunması nedeniyle medya mesajları birçok açıdan ele alınmaktadır. Bunlardan biri de duygusal zeka olgusunun medyada nasıl yer aldığıdır. İnsanların birbirleriyle uyum sağlamasına yardımcı olan beceriler olarak tanımlanabilecek duygusal zeka, “Kişisel Yeterlilik” ve “Sosyal Yeterlilik” gibi iki ana kavramdan oluşmaktadır. Bunlardan hareketle çalışmada yazılı basında yer alan spor haberlerinde; söz konusu kavramların nasıl yer aldığı ve futbol takımlarının duygusal zeka kullanımının nasıl sunulduğu araştırılmaktadır. Çalışmada basında, futbol takımları hakkında yapılan haberlerde, bazı takımların duygusal zeka kullanımında “başarılı”, bazılarının ise “başarısız” olduğu yönünde sunumların bulunduğu; böylece basının hedef kitlesini yönlendirdiği varsayılmaktadır. Buradan hareketleHürriyet Gazetesi’nin spor haberleri, “Beşiktaş – Galatasaray” (2 Mart 2008), “Beşiktaş- Fenerbahçe” (29 Mart 2008), “Galatasaray-Fenerbahçe” (27 Nisan 2008) derbi maçları çerçevesinde çözümlenmiştir. Çözümlemeler gazetenin, 1 Mart 2008- 8 Mart 2008, 28 Mart 2008 - 3 Nisan 2008, 26 Nisan 2008 - 3 Mayıs 2008 tarihleri arasındaki yayınlarını kapsamaktadır. Çalışmada, spor haberleri duygusal zeka’nın iki ana kavramı kapsamında yer alan “Kendiyle İlgili Farkındalık” (duygusal farkındalık, kendini değerlendirme, özgüven), “Duyguları Yönetebilme” (kendini kontrol, güvenirlik, uyum yeteneği), “Motivasyon”(başarı güdüsü, bağlılık, iyimserlik) “Empati”, “Sosyal Beceriler” (iletişim, etki yaratma ve etkileme, çatışma yönetimi, ekip çalışmasına yatkınlık, gücün farkında olmak) unsurları bağlamında niceliksel içerik analizine tabi tutulmuştur. Yapılan analiz sonucunda araştırma varsayımının doğrulandığı tespit edilmiştir.
