Bilgilendirme: Kurulum ve veri kapsamındaki çalışmalar devam etmektedir. Göstereceğiniz anlayış için teşekkür ederiz.
 

Türk Dili ve Edebiyatı Koleksiyonu / Turkish Language and Literature Collection

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12294/957

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 20 of 124
  • Master Thesis
    Mektup, Mülakat, Kartpostalları ile Ahmet Haşim ve Yahya Kemal Beyatlı
    (2020) Karadede, Pınar; Dayanç, Muharrem
    Modern Türk edebiyatının şairlerinden olan Ahmet Haşim ve Yahya Kemal Beyatlı, 19.asrın sonlarına doğru dünyaya gözlerini açmış; biri ışığın yükseldiği Doğu'dan, diğeri ise değişimin, özgürlüğün sesi Batı'dan gelerek modern zamanların başkenti İstanbul'u kendilerine yurt edinmişlerdir. Çocukluklarının ufku geniş dünyasını, doğdukları memleketlerinden taşıyarak gelen bu iki isim, zaman içinde yaşamın kendilerine hissettirdiklerini, düşüncelerini, anlayışlarını, deneyimlerini yazın dünyasına aktarmışlardır. Osmanlı İmparatorluğu'nun 'Dağılma Dönemi'nin yenilgilerini önlemek için yaptığı modernleşme hareketleri yeterli olmamış, otoriteye karşı çıkan isyanlar devletin dağılmasını önleyememiştir. Dünyanın kaosa sürüklendiği 19. ve 20.asır uzun savaş yıllarının yaşandığı, devletlerin bağımsızlık, güç mücadelesi verdiği zorlu yıllardır. Ahmet Haşim ve Yahya Kemal Beyatlı, bu şiddet içinde geçen, yokluklarla dolu savaş yıllarının sanatçılarıdır. Bir taraftan çağdaşları gibi yaşadıkları sürecin zorluklarını yenebilmek için uğraşırken diğer taraftan ayrıca sanat için mücadele ederek Türk şiirini çağdaş normlara taşımak istemişler, gereğini yerine getirmişlerdir. Özverili çalışmalarıyla eriştikleri düzlemde, Modern Türk şiirinin kurucu iki şairi olarak kabul edilmişlerdir. 19. asır sonu ile 20. asrın başlarında Türk edebiyatının gelişmesi için pek çok edebiyatçı gayret gösterirken neden bu iki ismin moderni kurgulayabildikleri, hangi şartlar içinde bu başarıyı yakalayabildikleri, ekolleriyle çağdaşlarını ve sonraki nesli nasıl etkileyebildiklerini anlayabilmek önemli bir konudur. Doğum tarihlerine göre bu çalışma ile Ahmet Haşim ve Yahya Kemal Beyatlı arasında yüz yılı aşan bir zaman farkı vardır. Bu çalışmada mektup, mülakat ve kartpostalların seçilmesinin sebebi ikisinin de bir başkasına yapılan özel, istemli anlatımlar olmasıdır. Bu sayede kendilerinin hem yazılı hem de sözlü anlatımlarına erişme imkânı doğmuştur. Belgelerdeki anlatımlar tamamen kendi duygu ve düşüncelerini içermekte olduğu için başkalarının öznel yorumlarından uzaktır. Çalışılan mektup, mülakat ve kartpostalların tümü, tarih sırasıyla dizilmiş olduğu için bu iki ismin yaşamları içindeki değişimleri, çeşitli boyutlarıyla gözlemlemek mümkün olabilmiştir. Ahmet Haşim ve Yahya Kemal Beyatlı'nın mektupları, mülakatları, kartpostalları kullanılarak onların biyografik özelliklerinin önemli bir kısmına bu çalışmayla ulaşılmış, yaşam özellikleri, kişilikleri, duyuş ve görüşleriyle modern Türk edebiyatını nasıl kurguladıkları anlaşılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ahmet Haşim, Yahya Kemal Beyatlı, modern, şair, şiir, yazar, nesir, mektup, mülakat, söyleşi, röportaj, kartpostal, telgraf, iletişim, biyografi, biyografik, portre, öğretici metinler, gazete, dergi, edebi mektuplar, Türk edebiyatı
  • Master Thesis
    Xıx. Yüzyıl Divan Şiirinde Hiciv ve Sosyal Eleştiri
    (2019) Akgül, Abdulkadir; Aslan, Üzeyir
    Sanatçının içinde yaşadığı toplumdan bağımsız düşünülmesi mümkün değildir. Toplumun bir ferdi olan sanatçı her ne kadar bireysel konular üzerinde yoğunlaşsa da kendisini sosyal hayattan tamamen soyutlayamaz. Bütün sanat eserleri için geçerli olan bu durum edebî eserler için de geçerlidir. Hep hayal aleminde olmakla itham edilen divan şairi de hayatla bağını koparmamıştır. Bu edebî geleneğin malzemesinin büyük çoğunluğunu içerisinde barındıran divan metinlerinde içtimaî hayata dair çokça unsur vardır. Bu bağlamda şair çevresinde karşılaştığı aksaklıkları dile getirmekten geri kalmamıştır. Şahıs, kurum veya bir topluluğa karşı yazılan şiirleri hiciv kavramı karşılamaktadır. Aksaklıklar hicvedilirken birtakım unsurlardan faydanılmıştır. Bunların başında edebî sanatlar ve mizah gelmektedir. Estetik değere sahip olan hicivlerin yanı sıra hakaret ve sövgüye dayalı hiciv örnekleri de mevcuttur. Bu çalışma ile XIX. yüzyıl divan şiirinin farklı bir cephesinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu çerçevede XIX. yüzyıl divanları hiciv ve sosyal eleştiri bağlamında taranmıştır. Ortaya çıkan malzeme değerlendirilip sınıflandırılarak son asır klasik Türk şiirinin divanlar özelindeki hiciv ve sosyal eleştiri tarafı ortaya konulmuştur.
  • Master Thesis
    İzzettin Dönmez'in Hayatı, Edebi Şahsiyeti, Taşlama Anlayışı ve Taşlamalarının Hikâyelerinin İncelenmesi
    (2020) İbiş, Hatice; Akçam, Harun
    Halk şiirinde taşlama önemli bir yer tutar. Türk Halk Edebiyatında taşlamalarıyla ünlü şairlerimizden Dertli, Seyrani vb. gibi şairler tarafından taşlama geleneği bugünlere kadar taşınmış ve günümüzde yaşayan halk şairleri tarafından da taşınmaya devam etmektedir. Taşlama geleneğini sürdüren şairlerin tanınması, tanıtılması, şairlerin Türk Halk Şiirine sağlamış oldukları katkılar, gelecek nesillere aktarılmalıdır. Çalışmamızda taşlama geleneğini devam ettirmeye çalışan halk şairi İzzettin Dönmez ve şiirlerinde taşlama anlayışı incelenmektedir. Halk şiiri ile ilgili gerekli olan bilgiler sunulup İzzettin Dönmez'in şiirleri ile karşılaştırılmıştır. Türk Halk Şiirinde taşlama geleneği incelenerek İzzettin Dönmez'in taşlamaları işlev, yapı, konu ve bağlam özellikleri açısından değerlendirilmiştir. İzzettin Dönmez'in hayatından, edebi şahsiyetinden, şiirlerinden, taşlamalarından ve taşlamalarının hikâyelerinden yola çıkılarak hem Türk Halk Şiirine hem de taşlama geleneğine sağlamış olduğu katkı incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: İzzettin Dönmez, Halk Şairi, Halk Şiiri, Taşlama
  • Master Thesis
    Ahmet Yesevî'nin Hikmetleri ile Yunus Emre Divânı'nın Hayatın Geçiş Dönemleri Açısından Karşılaştırılmalı Olarak İncelenmesi
    (2018) Sert, Talha; Emeksiz, Abdulkadir
    Hoca Ahmet Yesevî ve Yunus Emre edebi değerleri olduğu kadar şahsi ve manevi değerleri ile de bizleri biz yapan, çağına ve sonrasına yol gösterip açan, aklen ve ruhen insanlığı arındırıp besleyen iki büyük gönül insanıdır. Ömürlerini aşk, hoşgörü, din, ahlak, tasavvuf, iyilik ve güzellik gibi yüce değerler uğruna adamışlar, yaşamış ve yaşatmışlar ayrıca vefatlarından sonra da öğretileri ve eserleri ile insanlığa ışık tutmuşlardır. Çalışmamız da bu iki güzide şahsiyetin hayatları ile birlikte, hayatları ışığında eserlerine yansıyan geçiş dönemlerine vurgu yapılmaktadır. Doğum, hayat ve ölüm esasları üzerinden eserler incelenmiştir. Her iki sanatkârın benzer ve farklılıklarıyla birlikte, etkileri ve fikri yapıları da ele alınmıştır. Örnekler ile birlikte, şahsiyetlerin özellikleri de ön planda tutulmuştur. Yaratan ve yaratılan nazarındaki duruşları, tutumları ve sunuşları ortaya konulmuştur. Bu çalışma şahsiyetlerin sanatkârane kişilikleri ile birlikte birer derviş ve manevi gönül insanı olmaları hasebiyle tasavvufi bir çalışma olarak da düşünülebilir. Bilim ve gönül birlikteliği içerisinde sunulan eserler üzerine çalışmalar da bu yönde değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler: Ahmet Yesevî, Yunus Emre, Aşk, Tasavvuf, Hayat, Din, Hoşgörü, Geçiş Dönemleri
  • Master Thesis
    Hamzanâme (55. Cilt) İnceleme-Metin-Sözlük
    (2020) Kahveci, Nesrin; Yelten, Muhammet
    14. yüzyılda ilk defa Hamzavî tarafından yazıya geçirilen Türkçe Hamzanâme metinleri, Hz. Hamza'nın şahsiyeti etrafında oluşmuş İslami kahramanlık hikâyelerinin ilklerindendir. Hamzavî, Emir Süleyman'ın musahiplerden divan şairi Ahmedî'nin kardeşidir. Eserinin adı dolayısıyla Hamzavî mahlasını almış olup asıl adı bilinmemektedir. Anadolu sahasında ortaya çıkan bu eser, söz varlığı ve gramer açısından yazıldığı dönemin özelliklerini yansıtması bakımından oldukça değerlidir. Hamzanâme adlı eser yetmiş iki ciltten oluşmaktadır. Bu çalışmada, elli beşinci cildi ele alınmıştır. Öncelikle metin incelemesi yapılmış olup metnin hikâyesi sunulmuş devamında metnin transkripsiyonlu çevirisi yapılmıştır. Son olarak metnin tüm söz varlığını yansıtan kapsamlı bir sözlük ortaya konmuştur.
  • Master Thesis
    Hamzanāme (35. Cilt) (İnceleme-Metin-Sözlük)
    (2021) Genç, Şura; Yelten, Muhammet
    Eski Anadolu Türkçesi'nin önemli kaynaklarından biri olan Hamza-nâme, 14. yüzyılda Hamzavî tarafından kaleme alınmıştır. Eserde Hz. Hamza'nın macera dolu hayatı, kahramanlıkları ve yapmış olduğu savaşlar anlatılır. Eski Anadolu Türkçesi'nin dil husûsiyetlerini yansıtan Hamza-nâme, gerek söz varlığı ve gerek dil bilgisi bakımından önemli bir eserdir. Anlatımında sade, açık, Arapça ve Farsça terkiplerden oldukça uzak bir üslûp kullanılmıştır. Hamza-nâme'nin toplamda bilinen yetmiş iki cildi vardır. Çalışmamızda Hamza-nâme'nin 35. cildini inceledik. Üzerinde Yüksek Lisans çalışması yaptığımız Hamza-nâme'nin iki nüshası bulunmaktadır. Çalışmaya esas aldığımız nüsha; İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Nadir Eserler Kütüphanesi'ndeki 2496 numarada kayıtlı bulunmaktadır. Öncelikle, metnin transkripsiyonlu çevirisini yaptık. Ardından metni özetledik. Daha sonra kelime hazinesi bakımından zengin olan metnin sözlüğünü hazırladık. Son olarak metindeki kişilerin ve yerlerin adlarının yer aldığı bir index hazırladık. Anahtar Kelimeler: Hamza-nâme, Hamzavį 14. Yüzyıl, Eski Anadolu Türkçesi.
  • Master Thesis
    Hamzavî'nin Hamza-nâmesi (44. Cilt) (İnceleme-Metin-Sözlük)
    (2022) Karakoç, Serpil; Yelten, Muhammet
    Hamza-nâmeler, sözlü edebiyatın bir ürünü olup sonradan Türk edebiyatı içerisinde yazılı edebiyatta da varlığını sürdürerek günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Bu eser 14. yüzyıl divan şairlerinden Germiyanlı Ahmedî'nin kardeşi olan Hamzavî tarafından yazılmıştır. Hikâye Hz. Hamza'nın kimliği etrafında şekillenerek oluşmuştur. Onun dürüst, adaletli ve kahraman oluşu Türk halkı tarafından benimsenmiştir. Böylelikle Türk halkının İslamiyet'e karşı olan derin saygılarının da etkisiyle uzun yıllar ilgiyle okunup halk arasında canlı ve dinamik kalmayı başarmıştır. Hamza-nâmeler yetmiş iki ciltten oluşmaktadır. Bu çalışmamızda 44. cildi incelenmiştir. O dönemdeki Türk kültürünün izlerini, kapsamlı çalışmayla gözler önüne serip hikâyenin transkripsiyonlu çevirisi yapılmıştır. Son olarak detaylı sözlük çalışmasına yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hamza-nâme, Eski Anadolu Türkçesi, 14. yüzyıl, Hamzavî, Türk halk hikâyesi
  • Master Thesis
    İbrahim Yıldırım'ın Romanlarında Delilik
    (2021) Kaya, Gül Nihal; Gökşen, Bahanur Garan
    Bu çalışmada İbrahim Yıldırım'ın romanları delilik bağlamında incelenmiştir. Romanların en öne çıkan konusu olan delilik ele alınmıştır. Yazarın deliliği konu edinme şekli açıklanırken psikoloji biliminden yararlanılmıştır. Çalışmanın girişinde yazarın hayatından ve sanatından kısaca söz edilmiş, yararlanılan kaynaklar verilmiştir. İki bölümden meydana gelen tezin ilk bölümünde 'Delilik nedir?' 'Edebiyatta delilik nasıl ele alınmıştır?', 'Türk edebiyatında deliliği konu alan eserler nelerdir?' sorularına cevap aranmıştır. İkinci bölümde ise 'İbrahim Yıldırım'ın Romanlarında Deliliğin İncelenmesi' ana başlığı altında 'Delilik ve Yaratıcılık', 'Delilik ve Ölüm', 'Delilik ve Aşk' başlıkları yer almıştır ve deliliğin aşkla, ölümle, yaratıcılıkla ilişkisi incelenmiştir. Sonuçta da İbrahim Yıldırım'ın romanlarında deliliğin işlenişiyle ilgili değerlendirmeler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türk edebiyatı, roman, İbrahim Yıldırım, delilik, saplantı, aşk, yaratıcılık, ölüm, intihar, cinayet.
  • Master Thesis
    Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Romanlarında Akıl ve Ruh Hastalıkları
    (2017) İraz, Cem; Sönmez, Ürün Şen
    1864 – 1944 yılları arasında yaşayan ve Türk edebiyatının önemli isimleri arasında sayılan Hüseyin Rahmi Gürpınar, kırk bir adet roman kaleme almıştır. Araştırmacı ve gözlemci bir yazar olan Gürpınar, romanlarında toplumsal konulara yer vermiştir. Kadının toplumdaki yeri, kadın – erkek ilişkileri, alafranga yaşam, batıl inançlar, din – bilim çatışması, halkın sefaleti, toplumsal yozlaşma yazarın romanlarında temel konulardır. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın romanları konu çeşitliliği bakımından oldukça zengindir. Halka bir şeyler anlatmanın derdinde olan yazar, romanlarında birçok toplumsal soruna değinmiştir. Eserlerini ortaya koyarken araştırmalar ve gözlemlerden de faydalanan yazar, sosyoloji, psikoloji, felsefe gibi çeşitli alanlarda da bilgi sahibidir. Yazarın romanlarının dikkat çeken taraflarından biri, söz konusu metinlerin her birinde akıl ve ruh hastalıklarına dair detaylı malumatın yer alması ve hemen her romanda akıl veya ruh hastalıklarından mustarip bir veya daha fazla karakterin bulunmasıdır. Bu nedenle Gürpınar'ın romanlarındaki akıl ve ruh hastalıkları ile psikolojik ve toplumsal anomalileri araştırmak, incelemek, tasnif etmek, yorumlamak ihtiyacı hissedilmiş, bu ihtiyacın karşılanmasının yazarın kurmaca dünyasının ve yazar kimliğinin aydınlatılmasına katkı sağlayacağı düşünülmüştür. Bu çalışmanın amacı yazarın romanlarındaki psikolojik sorunlar, akıl ve ruh hastalıkları gibi konuları tespit ederek elde edilen bulguları psikolojik bağlamda bir değerlendirmeye tâbi tutup yorumlamaktır. Bu çalışmada ulaşılan sonuçların hem akıl ve ruh hastalıkları bağlamında edebi metinleri merkeze alarak yapılan tematik çalışmalara, hem edebiyat tarihine hem de Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın romanlarına ve romancılığına dair çalışmalara ve birikime katkı sağlaması ümit edilmektedir. Anahtar Kelimeler: Hüseyin Rahmi Gürpınar, psikoloji, akıl hastalıkları, ruh hastalıkları, Türk romanı.
  • Master Thesis
    Ahmet Hikmet Müftüoğlu: 'İdeal Kadın'a Yolculuk
    (2019) Güngüder, Esin; Aytemiz, Beyhan Uygun
    Hem Servet-i Fünûn dönemi hem de Millî Edebiyat dönemi yazarlarından olan Ahmet Hikmet Müftüoğlu; Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılışını, Kurtuluş Savaşı'nı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu 57 yıllık ömrüne sığdırmış ve bu süreç içerisinde yazdığı birçok hikâyesinde ve romanında 'Osmanlı modernleşmesi' ve 'milliyetçilik' konularını kadın karakterleri merkeze alarak kurgulamıştır. Bu tezde Ahmet Hikmet Müftüoğlu'nun Servet-i Fünûn dönemi eseri olan Hâristan hikâyelerindeki, Millî Edebiyat dönemi eseri olan Çağlayanlar hikâyelerindeki, kitaplaştırılmayan altı hikâyesindeki, iki monoloğundaki ve Gönül Hanım romanındaki kadın imgeleri incelenmiştir. Yazarın Servet-i Fünûn döneminde yayımladığı hikâye kitabı olan Hâristan ve kitaplaştırılmayan hikâyeleri incelendiğinde, söz konusu eserlerdeki kadın karakterlerin yaşadıkları aşkları ve evlilikleri çerçevesinde duygusal ve psikolojik durumlarının yansımalarına, Osmanlı'nın modernleşme süreci içinde yozlaşmayan kadınların ve 'ötekileri'nin özelliklerine, kadınların eğitim meselesine, hukuksal anlamdaki kadın-erkek eşitsizliğine yer verilmiş olduğu ortaya çıkarılmıştır. Yazarın Millî Edebiyat dönemi eserleri olan Çağlayanlar hikâye kitabı ve Gönül Hanım romanı incelendiğinde ise yazarın bu eserlerindeki kadın karakterlerini, bireysel aşktan uzak tuttuğu, onları toplum içinde kadınsılığından arındırarak erkek karakterlerle aynı ortamlarda onlarla aynı işleri hatta daha fazlasını yapan bacılar, yoldaşlar olarak inşa ettiği saptanmıştır. Bu bağlamda yazarın Millî Edebiyat dönemi eserlerindeki kadın imgelerini yeni bir kimlik çerçevesinde kurguladığı ortaya çıkarılmıştır. Sonuç olarak yazarın Servet-i Fünûn dönemi eserlerindeki kadın karakterlerinin Batılılaşma etkisi altındaki giyimi, tüketimi, eğitimi ve yaşayışları Millî Edebiyat dönemi eserlerindeki kadın karakterlerinde millî karşılıklar bularak yeniden yorumlanmıştır. Her iki dönemi kapsayan bu sürecin sonunda Gönül Hanım romanının baş kadın karakteri olan 'diplomalı' Gönül Hanım'ın zekâsı ve ahlakıyla bütünleşen 'aydın kimliği' ile yazarın tüm eserlerindeki en ideal kadın olarak inşa edildiği saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Servet-i Fünûn dönemi, Millî Edebiyat dönemi, Ahmet Hikmet Müftüoğlu, milliyetçilik, ideal kadın.
  • Master Thesis
    Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Yazma Becerisinin Temel ve Orta Seviyelerde Hedef Dil Bağlamında Karşılaştırılması
    (2021) Çep, Melike Nur; Taştekin, Ali
    Yabancı dil öğretimi dört temel dil becerisi üzerine şekillenir. Bu temel beceriler okuma, yazma, konuşma ve dinlemedir. Bu temel beceriler de anlama ve anlatma becerisi olarak iki gruba ayrılmaktadır. Anlama becerileri olan okuma ve dinleme konuşan birini ya da yazılı bir metni anlamak ve yorumlamakla ilgilidir. Başkasına ait duygu ve düşüncelerin okunarak ya da dinlenerek anlaşılmaya çalışılmasına yönelik çalışmalar anlama becerilerinin temelini teşkil eder. Anlatım becerileri olan yazma ve konuşma ise kişinin kendine ait duygu ve düşüncelerini sözlü ya da yazılı olarak ifade etmesidir. Konuşma ve yazma becerileri üretmeye bağlı beceriler olması sebebiyle anlamaya bağlı beceriler olan dinleme ve okumaya kıyasla öğrencinin etkin olmasını gerektiren becerilerdir. Elbette tüm bu becerileri dil öğretiminde birbirinden ayrı düşünmek mümkün değildir. Öğrencinin duygu ve düşüncelerini, edindiği tüm bilgileri, ne kadar anladıklarını ölçmek ve değerlendirebilmek için konuşma ve yazma becerilerini kullanmaları beklenir. Öğrencilerin yazma becerilerinin geliştirilmesi için yapılacak yazma etkinliklerinin sıklığı, öğrencilerin yazılı anlatımlarına zamanında verilen dönütler, öğrencilerin farkındalığının artmasına ve zamanla yapılacak hataların azalmasına, yazılı anlatımlardaki hatalarla birlikte sözlü anlatımlardaki hataların da buna bağlı olarak düzeltilmesine sebep olacağı düşünülmektedir. Öğrencilerin yazılı anlatımlardaki yanlışlarını belirleyebilmek ve bunları sınıflandırabilmek için kullanılan yöntemlerden biri de yanlış çözümlemesidir. Bu çalışma İbn Haldun Üniversitesi TÖMER bünyesinde A2 seviyesinde Türkçe öğrenen 10 öğrencinin A2 seviyesindeki yazılı metinleriyle dil eğitimlerine devam eden aynı öğrencilerin B2 seviyesindeki yazılı metinleri karşılaştırılarak öğrencilerin yanlış sıklığını ve gelişimlerini takip etmek amacıyla oluşturulmuştur. Öğrencilerin metinleri yanlış çözümleme yöntemi kullanılarak incelenmiş ardından seviyeler arasındaki yanlışlar karşılaştırılarak öğrencilerin gelişimi takip edilmiştir.
  • Master Thesis
    Nazım Hikmet'in Bütün Şiirlerinin Dizini ve Sözvarlığı İncelemesi (Giriş-İnceleme-Sözlük )
    (2022) Albayrak, Damla; Ergüzel, Mehmet Mehdi
    Türk Edebiyatı tarihinin şüphesiz en önemli ve en etkili şahsiyetlerinden biri Nazım Hikmet Ran'dır. Nazım'ın şiirleri, şiirlerinin konuları, şiirlerinde kullandığı imgelem ve şiire getirdiği şekli yenilikler yazın tarihimizi şekillendirmiş ve günümüze ulaştırmıştır. Nazım'ın şiirleri olmasaydı Türk şiir tarihi eksik kalırdı. Çalışmamızda Nazım Hikmet'in sözlüğünü meydana getirmiş kelimelerin sıklık dizini, yabancı dillerden dilimize geçmiş kelimeler belirtilmiş bulunmaktadır. Bununla birlikte Nazım'ın şiirlerinde kaç kelime kullanıldığı sayısal verilerle belirlenmiş ve tablo şeklinde sunulmuştur. Zengin bir kelime haznesine sahip olan Nazım Hikmet'in şiirlerinden edindiğimiz bilgiler ışığında edebi kimliği tahlil ve izah edilmeye çalışılmış hayatı ve edebi eserleri hakkında bilgi verilmiştir. Sözlüğün verdiği bilgilerden hareketle zengin kelime haznesi sözvarlığının değerini ve önemini anlamamızı sağlamış ve bu konuda da bilgi giriş bölününde sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sözlük, dizin, sözvarlığı, Nazım Hikmet
  • Master Thesis
    Mihrab Mecmuasında Yayınlanan Hikâyeler (İnceleme, Metinler, Sözlük)
    (2019) Başaran, Ahmet; Uluçay, Mustafa
    Dergiler/mecmualar üzerine yapılan incelemeler dil ve edebiyat alanında büyük önem taşımaktadır. Özellikle eski alfabeyle yayımlanan dergiler/mecmualar günümüz alfabe bilgisiyle okunma imkanına sahip olamadıkları için bu incelemelerde daha da önem teşkil eder hale gelmektedir. Zira bu yayın organlarında hikaye, roman, şiir, gezi yazısı, biyografi, makale, deneme ve daha birçok farklı türde yazılar kaleme alınmıştır. Eski alfabeyle yazılmış bu eserler üzerine çeşitli incelemeler yapılmış, yapılmaya devam edilmekte ve sonraki yıllarda da yapılmaya devam edilecektir. Yayımlanan bu eserlerin hem edebi hem de dil özellikleri itibariyle incelenmesi Türk dili ve edebiyatı alanına katkıda bulunmakla birlikte alanımızın muhtevasını da genişletecektir. Bu kapsamda günümüzde henüz üzerine çalışma yapılmayı bekleyen birçok irili ufaklı dergiler/mecmualar bulunmaktadır. Bu çalışmada üzerine metin incelemesi ve sözlük çalışması yapılmamış olan Mihrab mecmuası esas alınmıştır. Çalışma mecmuadaki hikaye metinleri ile sınırlı tutulmuştur. Mecmuada telif ve tercüme on iki adet hikaye bulunmakta olup bu hikayeler dönemin toplumsal ve kültürel hayatı hakkında da bilgi vermektedir. Hikayelerin bazıları tarihi konuları ele almakta, bazıları felsefik bir zemine oturmakta olup bazıları da felsefik içeriklere sahiptir. Hikayelerin felsefe ve tarih ile bu denli etkileşimde olması mecmuanın yayın ilkeleriyle bağdaşmaktadır. Zira mecmua kendisini 'ahlaki, içtimai, felsefi, tarihi ve edebi' olarak nitelendirmektedir. Bu çalışmada hikayelerin günümüz harflerine çevirileri ve sözlük çalışmalası yapılmıştır. Yapılan bu çalışma vasıtasıyla dönemin dilini ve üslubunu ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu kapsamda öncelikle Osmanlıca metinlerin günümüz harflerine çevirisi yapılmış ardından çevirisi yapılan bu metinlerin sözcükleri üzerinde durularak metinlerin dili üzerine bir inceleme yapılmış ve metinlerin sözlüğü hazırlanmıştır.
  • Master Thesis
    Teehhül Aleminde: İnceleme-Metin
    (2020) Koltukoğlu, Adem; Aytemiz, Beyhan Uygun
    Bu tez çalışmasında, eserlerini Servet-i Fünûn edebiyatının etkisinde oluşturan,1871 yılında İstanbul'da doğan, 3 Aralık 1938 tarihinde İstanbul'da vefat eden Safvet Nezihî'nin Teehhül Âleminde isimli eserini, Latinize ederek günümüze kazandırmak amaçlanmıştır. Safvet Nezihî'nin 1901 yılında İkdam gazetesinde tefrika edilen, 1902 yılında ise kitap olarak basılan Teehhül Âleminde isimli romanı ile ilgili araştırmalar yapılmış ve söz konusu eserin bugüne kadar Latinize edilerek metin incelemesinin yapılmadığı tespit edilmiştir. Bunun üzerine ilk önce eser Latinize edilmiş ardından Safvet Nezihî'nin hayatı, eserleri ve edebî kişiliğiyle ilgili kaynak kitaplar taranmış ve Safvet Nezihî'nin edebi anlayışıyla ilgili bulgulara ulaşılmıştır. Son olarak da ulaşılan bu bulguların ışığında, Latinize edilmiş olan Teehhül Âleminde isimli romanın incelemesi yapılmıştır. Çalışmamızın 'Giriş' bölümünde Servet-i Fünûn Edebiyatı, Safvet Nezihî'nin hayatı, eserleri ve edebi kişiliği ile ilgili bilgiler verilmiştir. 'Birinci Bölüm'de eser; biçim, olay örgüsü, şahıs kadrosu, zaman, mekân ve tema başlıkları altında incelenmiştir. 'İkinci Bölüm'de Teehhül Âleminde isimli romanın Latinize edilmiş metni yer almaktadır. Tüm bu çalışmaların neticesinde tespit edilen bulgular 'Sonuç' bölümünde değerlendirilmiştir.
  • Master Thesis
    Hamza-nâme (54. Cilt) (İnceleme-Metin-Sözlük)
    (2022) Batur, Nazlı Hatun; Yelten, Muhammet
    Anadolu'da ortaya çıkan klasik Türk nesrinin ilk ve meşhur örneklerinden olan Hamzanâme, 14. yüzyılda yaşamış Emir Süleyman'ın musahiplerden divan şairi Ahmedî'nin kardeşi olarak bilinen Hamzavî, tarafından yazılmıştır. Eserinin adı dolayısıyla Hamzavî mahlasını almış olup asıl adı bilinmemektedir. Gerek gramer gerek halk edebiyatı açısından içinde zenginlikler barındıran değerli bir eser olan Hamzanâme, yazıldığı dönemin özelliklerini yansıtması bakımından da oldukça değerlidir. Hamzanâme'nin tespit edilmiş yetmiş iki cildi vardır. Bu çalışmada, elli dördüncü cildi ele alınmıştır. Öncelikle metin incelemesi yapılmış olup metnin hikâyesi sunulmuş devamında metnin transkripsiyonlu çevirisi yapılmıştır. Son olarak metnin tüm söz varlığını yansıtan kapsamlı bir sözlük ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Hamzanâme, Hamzavî, 14. yüzyıl, Eski Anadolu Türkçesi, Halk Hikâyeleri.
  • Master Thesis
    Tencere Yuvarlandı Kapağını Buldu (Metin, Sözlük ve Söz Varlığı İncelemesi)
    (2018) Erikli, Funda; Uluçay, Mustafa
    Osmanlı Devleti'nin son dönem aydınlarından Mizancı Murad Bey, tarih, siyaset, edebiyat sahalarında eserler vermiş ilim, fikir ve aksiyon adamıdır. Birçok sahada eserler vermiş olan Mizancı Murad 'Tencere Yuvarlandı Kapağını Buldu' adlı dört perdelik tiyatro eserinde gençlerin evlenme mevzuunu ele alır. Eser, dilinin sadeliği ve canlı bir üsluba sahip olması bakımından dikkat çekmektedir. 1325 yılında Arap harfleriyle basılan bu eseri önce günümüz harflerine aktardık. Daha sonra metindeki deyim ve atasözlerini tespit ettik ve metnin sözlüğünü hazırladık. Anahtar Kelimeler: Mizancı Murad, Tencere Yuvarlandı Kapağını Buldu, Tiyatro Eseri.
  • Master Thesis
    Yücal Balku: Hayatı ve Eserleri
    (2016) Budakoğlu, Tekin; Çoruk, Ali Şükrü
    Yeni Türk Edebiyatı alanında yapılan inceleme çalışmalarının sayı olarak nispeten yeterli görünmesine karşın, bu çalışmalardaki konu çeşitliliğinde tekdüzelikler göze çarpmaktadır. Söz gelimi, edebiyat tarihindeki ağırlıkları dolayısıyla popülerlik yönünden daha şanslı görünen sanatçılar üzerine kimi zaman onlarca çalışma yapılmasına rağmen, iyi ürünler verdiği halde hayatı ve metinleri üzerine herhangi bir çalışma yapılmayan kıymetli sanatçılarımız, bir köşede 'anlaşılmayı' ve 'anlatılmayı' beklemektedir. Biz, bu eksikliği bir nebze olsun giderebilmek amacıyla, hayatını yazıya adayan fakat kendisi hakkında herhangi bir akademik çalışma yapılmayan Yücel Balku'nun hayatını ve eserlerini, toplu bir şekilde değerlendirdik. Üç bölüm halinde tasarladığımız çalışmamızı; 'hayatı, eserleri' kavramları etrafında alt başlıklara ayırmayarak ortaya bir inceleme çalışmasından çok, bir 'sanatçı biyografisi' çıkartmayı amaçladık; böylece yaratıcı yazarın beslendiği kaynakların ne olduğu; ilham aldığı kişi, nesne ve anlatıların metne nasıl yansıdığı; kurmaca ve gerçeğin birbiri içine nasıl sızdığı, konularını da gün yüzüne çıkartmayı amaçladık. Bu doğrultuda Yücel Balku'nun metinlerini, günlüklerini, mektuplarını v.s. inceleyerek edindiğimiz bilgileri; onunla birebir temas kurmuş aile bireyleri ve dostlarından edindiğimiz bilgilerle destekleyerek çalışmamızın içeriğini zenginleştirdik. Anahtar Kelimeler: Yücel Balku, biyografi, öykü, Hayalet Gemi, yaratıcı yazar...
  • Master Thesis
    Hamzavi'nin Hamza-nâmesi (57. Cilt), İnceleme-Metin-Sözlük
    (2021) Kılıçarslan, Aysun; Yelten, Muhammet
    XIV-XV. yüzyıllarda Hamzavi tarafından yazıya geçirilen Hamza-nameler İslamiyet'i yaymak amaçlı Hz. Hamza, evlatları ve beylerinin yaptığı savaşları anlatan halk hikayeleridir. Hamza-nameler Eski Anadolu Türkçesi dil özelliklerini yansıtması bakımından önem arz etmektedir. Bu çalışmada Hamza-nâme'nin 57. cildi incelenmiş, cildin öncelikle transkripsiyon kuralları içinde Eski Anadolu Türkçesi dil özelliklerini taşıyacak şekilde yeni harflere aktarımı yapılmış daha sonra özeti ele alınmış ve metinde geçen gramer birlikleri üzerinde tespitlerde bulunularak metindeki bütün kelimelerin yer aldığı kapsamlı bir sözlük hazırlanmıştır. Anahter Kelimeler: Hamzanȃme, Hamzavi, 14. Yüzyıl, Eski Anadolu Türkçesi
  • Master Thesis
    Son Yıldız (İnceleme-Metin)
    (2019) Solmazgül, Bilgehan; Aytemiz, Beyhan Uygun
    Bu tez çalışması, Servet-i Fünûn edebiyatının Halit Ziya Uşaklıgil'den sonra en güçlü yazarı olarak kabul edilen Mehmet Rauf'un Son Yıldız isimli eserini, Latinize ederek günümüz okuyucusuna kazandırma amacıyla yapılmıştır. Mehmet Rauf'un 1925-1926 yıllarında kaleme aldığı, 1927 yılında Gündoğdu Matbaası'nda basılan Son Yıldız isimli romanının bugüne kadar Latinize edilmiş örneğinin olmadığı tespit edilmiştir. Yapılan bu çalışmanın 'Giriş' bölümünde Servet-i Fünûn Edebiyatı, Mehmet Rauf'un hayatı, eserleri ve edebî kişiliği anlatılmıştır. 'Birinci Bölüm' de eser; biçim, özet, olay örgüsü, kişiler, zaman, mekân, anlatıcı ve bakış açısı çerçevesinde incelenmiştir. 'İkinci Bölüm' de Son Yıldız isimli romanın Latinize edilmiş metnine yer verilmiştir. Yapılan çalışmanın neticesinde ulaşılan bulgular 'Sonuç' bölümünde değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Mehmet Rauf, Servet-i Fünûn Edebiyatı, Son Yıldız, roman tahlili.
  • Master Thesis
    Necip Asım'ın İlm-i Lisan Dersleri: İnceleme-Metinlenler-Sözlük
    (2019) Güre, Sevgi; Uluçay, Mustafa
    Türkiye'de yeni bir yüksek öğretim kuruluşu inşa etme teşebbüsleri XIX. yy ortalarına doğru başlamıştır. Bu kuruluşa 'fenler evi' manasına gelen 'dârü'l-fünûn' adının verilmesi, o dönemin şartlarında medreseden farklı bir kurum olduğunu ortaya koymuştur. Dârü'l-fünûn fikri, Tanzimat devrinde halkın eğitimi hususu esas alınarak ortaya çıkmıştır. Halkın eğitimi hususunda Türkçede sadeleşme meselesi büyük bir önem arz etmektedir. Dârü'l-fünûnda Türkoloji bölümünün kurucusu kabul edilen Türkiye'de dil biliminin öncülerinden olan Necip Âsım Yazıksız, Türkçenin sadeleşmesini savunurken öte yandan dildeki yabancı terkiplerin çözülmesi için çalışmalar yapmıştır. Gerek Arapça ve Farsça'dan olsun gerek Avrupa lisanlarından alınan kelimeler olsun lüzumlu bulunanların kullanılmasını, müterâdifi olanların incelenip dilimize uygun olanın seçilerek ötekinin çıkarılmasını tavsiye etmiştir. Dârü'l-fünûna Maarif Nezareti tarafından 1913 yılında Türk Tarihi ve Türk dili müderrisi olarak tayin edilen Necip Âsım, Dârü'l-fünûnda vermiş olduğu 'ilm-i lisan' derslerinde Türk dilinin bu meseleleri üzerinde durmuştur. Bu tez çalışmasında Necip Âsım'ın Dârü'l-fünûn ders notlarından oluşan ilm-i lisan makalelerinin günümüz harflerine aktarımı yapılmış, makale metinlerinde geçen kelimelerin sözlüğü oluşturulmuştur. Yapılan bu çalışma ile Necip Âsım'ın Türk diline bakış açısını ve Türk dilini inceleme yöntemlerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Necip Âsım, Dilbilim, İlm-i Lisan, Darülfünun Dersleri